Ana Sayfa | Site Ağacı

KOMPOZİSYON DALINDA TUNCELİ İKİNCİSİ

KARDELENLER KOPARILMAZ

Küçüklüğümden beri bana aşılanan bir inanış vardır. Kardelenler koparılmaz. Eğer koparırsam, bir ayağım sakat olur diye. Oysaki, en çok sevdiğim çiçek kardelendi. Kardeleni olduğu yerden koparmak isterdim elimi getirdiğim anda ayağım sakat olur düşüncesi ile koparamazdım.

Kış mevsiminin etkisiyle içimin karamsar bir günde, odamın bir köşesinde, buz gibi yatağımda güzel şeyler düşünmeye koyuldum ve öylece uyuya kalmıştım. O gece rüyamda çok güzel şeyler beni mutlu edip, içimdeki karamsarlığı çıkarıp bir köşeye attı. O gece, rüyamda, hayalini bile zor kurabileceğim ve beni hayatta bu denli mutlu etmeyecek sandığım harika bir doğa ortamı gördüm ve içimi sıcacık eden bana hiç tatmadığım duyguları tattıran, herşeyden önce kardeşlik, barış ve mutluluk adına merhaba diyen kardelen çiçeğini gördüm. O denli bir güzelliğe sahip tiki ona duygularımla anlam veremeden duramadım. Benim böyle karamsar olduğum bir günde o başım kıştan kalan karlar arasından, doğanın içinde bulunduğu mevsime karar veremediği yarı kar, yarı yeşil örtü ve onlara eşlik eden, mutluluk türküleri fısıldayan şırıl şırıl sular...

Ben içinde bulunduğum duruma üzülüp, bulunduğum ortama isyan ederken, o ise baharın güzelliğini müjdeleyerek mutluluk rüzgârları estiriyor ve benimde bu rüzgâra kapılmamı istercesine tatlı tatlı gülümsüyordu bana. Kardeleni görünce içime bir ferahlık çöktü ve hayata bağlandığımı hissettim. İçimden gelen sevecen duygularla onu koparmak, koklamak ve bağrıma basmak istedim, ama olmadı koparamadım. Tam koparacağım anda uyandım ve kendimi isyan ettiğim, buz gibi odamda buldum kendimi. Ama bu sefer gördüğüm rüyanın etkisi üstümdeydi ve beni sevmediğim bu oda dahi karamsarlığa itemezdi. Çünkü bir hoş olmuştu ve içimi yaşama sevinci bürümüştü. Kardelenlerin güzelliğinden ve çekiciliğinden etkilenmiştim.

O gün mutlu bir şekilde evimizin bahçesine indiğim zaman dedemin bahçeyle uğraştığını gördüm.

Dedemin yanma yaklaşarak
-Günaydın dedeciğim. Ne yapıyorsun böyle sabah sabah ve oda bana:
- Günaydın yavrum. Bak geçen yıl ekmiş olduğum çiçeklerin tohumu var. Çiçek ekiyorum. Biliyorsun ki artık baharın ilk günlerini yaşıyoruz. Hem sen düne göre bugün daha iyi görünüyorsun söyle bakalım seni bu denli mutlu eden şey nedir? Bana söylemiyecek misin? ve bende ona;

- Bilemiyorum dedeceğim. Dün gece görmüş olduğum rüyanın etkisi olmalı.

-Kızım anlatmayacak mısın rüyanı, hayırdır inşallah. Anlat bakalım rüyam.

- Dedeceğim dün gece rüyamda kardelen çiçeğini gördüm. O denli etkilendim ki sana anlatamayacağım ve beni mutlu eden duygular sardı beni kardelen çiçeği başını yarı kar, yarı yeşil bir örtünün içinden başını dimdik çıkarmış, herkese merhaba ben geldim, size mutluluk getirdim dercesine bana bakıyordu dedim.

Anlatırken dedem beni tatlı bir tebessümle dinliyordu. Sanırım dedem de etkilenmişti. Gözlerinde parıltıların oluştuğunu farkettim. O da bu arada sanırım geçmişini düşünüyordu ve sanki bana anlatacağı çok şey varmış gibi bana bakıyordu. Ben anlatmamı sona erdirince dedeme rüyamın tabirini sordum. Bana bakarak:

- Bak yavrum görebileceğin rüyaların en güzeli görmüşsün. Kardeleni görmen ve koparmaman harika bir olay. Kardelen çiçeği ilk baharın gelişini müjdeler. Sana sağlık, mutluluk ve başarı getireceğine delalet eder.

Kızım ilkbahar ayı gelince, herkes kabuğundan çıkar ve hayata yeni başlar gibi olurdu. Türk geleneklerimiz ve göreneklerimiz vardı. Herkes Türk geleneklerine uygun hazırlık yapar ve eğlenceler tertib ederdi. İlkbaharda ilkbaharı müjdelemek için kardelen çiçeği açardı, onu ilk bulup getiren büyüklerinden yüklü hediyeler alırdı. Herkesi gözü gönlü açılırdı. Kurbanlar kesilir, ateş yakılır ve bütün halk ateşin etrafında çember oluştururdu ve kendine güvenen yiğitler ateş üzerinden atlar, at üstünde cirit oynarlardı.

Türk geleneklerine uygun yemekler hazırlanırdı genç kız ve kadınlar tarafından. Doğayla içice eğlenceler düzenlenir, herkes mutluluk rüzgârları estirir di. Ama kızım şimdi böylemi? Bahar gelmiş, çiçekler açmış kimsenin umrunda mı? Herkes gördüm görmez olmuş ve Türk geleneklerini bencil zihniyetleriyle öldürmüşler. Buna sebebiyet veren ben miyim? dedi.

Bunun sebebinin kendisi olmadığını biliyordu ama vicdanen rahat değildi. Onun yüz ifadesinden ne denli üzüldüğünü farkettim ve onu rahatlatmak için,

- Olsun dedeciğim, kardelenimiz yok ama yeni ekeceğimiz çiçeklerimiz olacak. Onlarda birer kardelen olup, bize mutluluk rüzgârları estirecekler bize, evimize. Evimizi sevimsiz ve kuru bir görünümden kurtarıp, tatlı bir görünüme büreyecekler ve o zaman kuşlar bize misafir olmak için kanat çırpacaklar. O zaman seninle ilk açan çiçeğimize kardelen adını vereceğiz.

Pınar KARABULUT
Anadolu Lisesi
TUNCELİ
 

Duyuru Ajandası Etkinlik Ajandası