Ana Sayfa | Site Ağacı

KOMPOZİSYON DALINDA DÜZCE İKİNCİSİ

NEVRUZ

Geçenlerde tesadüfen Kültür Bakanlığı'nın hazırladığı bir çizgi filmi izledim. Başlarda ne anlatıldığını anlayamadım. Olay yemyeşil bir yerde geçiyordu. Her hâlde yine "Çevremizi koruyalım" türünde bir şeydir diye düşündüm. Ama biraz izledikten sonra yavaş yavaş anlamaya başladım. Söz konusu çizgi filmin kahramanı yedi veya sekiz yaşlarında "Nevruz" adında bir kızdı ve yaşadığı yerde yapılacak olan "Nevruz" kutlamaları için ailesine yardım ediyordu. Bu küçük filmin sonunda çeşitli yörelere ait folklor grupları gösterilmeye başlandı. Sürekli "Nevruz kardeşliktir, "Nevruz
barıştır" gibi birtakım sözler söylüyorlardı.

Keyif alarak izlediğim bu çizgi filmden sonra kafamda birkaç soru işareti oluştu. Tamam, "Nevruz"un adını daha önce çok duymuştum. Hatta her sene mart aylarının sonlarına doğru televizyonlarda, özellikle de Doğu Anadolu'da yapılan şenlikleri görüyordum. Zaten bu sözcük bana daha çok ateşin üzerinden atlarken düşen gençleri veya tokuşturmak için tek renge boyanan yumurtaları çağrıştırıyordu. Acaba "Nevruz" sadece ateşin üzerinden atlamak veya yumurta tokuşturmak mıydı? Onu bu kadar özel yapan şey neydi?

Dayanamayıp ansiklopediye baktım. Meğer ne kadar az şey biliyormuşum: "Nevruz, İran takvimine göre yılın ve ilkbaharın başlattığı 2122 Mart olarak sayılan günmüş. Kökü Pers inançlarına dayanan bu bayram, Anadolu'da çeşitli şekillerde kutlanırmış. Ayrıca "Nevruz" günü Aleviler tarafından Hz. Ali'nin doğum günü sayılırmış ve dört ayrı güne yayılmış bir törenle kutlanırmış.

Verilen bilgi tam olarak bu kadardı. Yani kısa ama "Nevruz"un anlamını çıkarabilmek için yeterliydi. Şöyle ki, ilkbahar çoğu kişi için beklentidir. Soğuk geçen bir kışın ardından yeni yeni açan çiçekler, hayata dönen ağaçlar, yeşeren kırlar ve daha neler neler... İlkbahar uyanıştır; kış boyu uyuyan hayvanların, börtü böceğin, ağaçların kısacası doğanın uyanışıdır. Bu uyanış kutlanmalıdır. Kutlanan bu uyanışla beraber gelecek berekettir. Zaten İran halkının Nevruz'u Hz. Ali'nin doğumuyla özdeşleştirmesi de bu yüzdendir. İslâm inancıyla tanışmadan yüzyıllar önceden -taa M.Ö. 5. yy'dan- beri kutladıkları bahar bayramını daha sonra benimsedikleri Şiî  inancına aktarmak için bu yolu seçmişlerdir. Böyle bir bolluk ancak ve ancak onlar için kutsal olan Hz. Ali'ye bağlanabilir. O hâlde kutlanması gereken onlara bu dünyada bolluğu getirebilecek tek kişi Hz. Ali'nin doğumu olmalıdır.

Fakat Nevruz'u sadece Hz. Ali'nin doğumuyla özdeşleştirmek ve bu şekilde sınırlamak bence Nevruz'un özüne ters düşer. Kökü Hz. Ali'den çok öncelere dayanan bu kutlama İran ve Anadolu topraklarına gelen bereketi simgeler. Bu nedenle Alevi-Sünni, Müslim-Gayr-ı Müslim ayrımı olmadan herkesçe kutlanmalıdır. Bu topraklarda yaşayan Sünnî, Şiî, Süryanî, Ermeni, Rum, Türk, Kürt kısacası herkesin birlikte kutladığı, ayırıcı değil, aksine bütünleştirici bir bayram olmalıdır. Çünkü inancımız ne olursa olsun Nevruz, Yaratan tarafından bu topraklara bahşedilen uyanışın simgesidir.

Jale YILMAZ
Düzce Anadolu Öğretmen Lisesi
DÜZCE
 

Duyuru Ajandası Etkinlik Ajandası